The Treasure of the Sierra Madre (1948)

MV5BOTJlZWMxYzEtMjlkMS00ODE0LThlM2ItMDI3NGQ2YjhmMzkxXkEyXkFqcGdeQXVyMDI2NDg0NQ@@._V1_SY1000_CR0,0,663,1000_AL_

1940s-france-treasure-of-the-sierra-madre-film-poster-EXTGBG

Traven’in Der Schatz der Sierra Madre (Altına Hücum) (Oda Yayınları,1985) romanı (K-1), 1948 yılında yönetmen John Huston tarafından “The Treasure of the Sierra Madre” adıyla sinemeya uyarlanmış. Warner Bros. yapımı filmin kadrosu yıldızlardan oluşuyor: Humphrey Bogart (Fred C. Dobbs), Walter Huston (Howard), Tim Holt (Bob Curtin)

Filmin IMDB puanı 8,2. (K-2)

Film o sene 4 dalda Akademi Ödülü(bilinen adıyla Oscar)’ne aday gösterilmiş, bunlardan En İyi Film Akademi Ödülü hariç diğerlerini kazanmış. John Huston bu film ile En İyi Yönetmen Ödülü’nü ve En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü’nü kazanmış; Walter Huston, John Huston’ın babası bu filmdeki rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanarak Akademi Ödülleri’nde ilk kez baba-oğul ödül kazanmış.

Bununla birlikte film, 1990 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmesine karar verilmiş. (K-3)

Birçok eleştirmence Amerikan klasiği olarak kabul edilen “The Treasure of the Sierra Madre” AFI tarafından en iyi 100 film sıralamasında 30’uncu seçilmiş. (K-4)

1925 yılında Tampico’da geçen film, Dobbs’ın dilenme sahneleri ile başlıyor. Sürekli para istediği beyazlı adamın kızması üzerine başka birini bulur. O da (Pat Mc Cormik), para vermek yerine kendisine petrol kampı inşaatında çalışmayı teklif eder. Tesadüfen banklarda karşılaştığı Curtin de oradadır ve birlikte çalışır, birlikte takılırlar.

Otelde etrafına altınla ilgili anılarını anlatan Howard’ın söyledikleri kafalarını çeler, ellerindeki para tükenmeden bir an önce altın aramaya niyetlenirler ve Howard’la birlikte Sierra Madre dağlarına çıkarlar. Bu iş düşündüklerinden daha zahmetlidir. Altın tozlarını yıkayarak kumdan ayrıştırmaya başlarlar. Tozlar çoğalmaya başladıkça ilişkiler de gerilmeye başlar. 5.000 Dolar’la başlayan maceraları 25.000 Dolar olsa bile Dobbs ayrılmak niyetinde değildir.

Malzeme almak için köye inen Curtin’i takip eden ve kampa kadar gelen Cody gelmişse başkalarının da gelebileceği kaygısı, Cody’nin kendine ne yaparlarsa yapsınlar gitmeyeceğini, altın aramak için burada kalmakta ısrarcı olması, haydutlarla olan yaşanan silahlı çatışma ve Cody’nin çatışma esnasında öldürülmesi, buldukları tozların giderek azalmaya başlaması gibi nedenlerle adam başına 35.000 Dolar’a ulaştıklarında gitmeye karar verirler.

Dönüş yolunda çocukları için yardım isteyen aileye Howard yardım ederek çocuğu kurtarır. Buna karşılık olarak onlar da kendisini ağırlamak isterler ve salmazlar, bunu yapmazlarsa azizlerin kendilerine kızacaklarını düşünürler. Başka şekilde gidebilmelerine imkan bulunmadığından Dobbs ve Curtin’le Durango’da görüşmek üzere sözleşerek çaresiz kabul eder.

Film boyunca yalnızca İngilizce konuşmalara dublaj yapılmış, yerlilerin konuşmaları (İspanyolca) çevrilmemiş. Ekibin içinde de yerlilerle konuşarak anlaşan tek adam Howard.

Howard’ın eşeklerinden şikayetçi olan Dobbs, onun mallarını da paylaşarak Durango’ya değil de başka bir yere kaçmayı teklif eder. Curtin bunu ahlaksızlık olarak bulur ve kabul etmez. İçinde bin bir şüpheler taşıyan Dobbs, paranoyak tavırlar sergilemeye başlar. Curtin’in kendisini öldüreceğini, malların hepsine çökeceğini düşünerek Curtin’i öldürür. Bu olaydan sonra vicdanı ile hesaplaşmalar yaşamaya başlar.

Öldürdüğü yerde Curtin’i bulamayınca korkular ve paranoyak tavırlar giderek artar. Artık her ses ürkütücü, her hareket korku vericidir ve sürekli olarak onu hesaplaşmaya iter. Bu bize komşusunu öldüren Raskolnikov’un (Suç ve Ceza) düştüğü durumu hatırlatır bir an.

Howard’ın üzerine basa basa anlattığı altının laneti başlamıştır artık. Durango yolu üzerinde yolunu kesen haydutlar soygun için Dobbs’u öldürürler. Ganimetlerini satmak için gittikleri kasabada eşekleri damgalarından tanırlar. Haydut olduklarını anladıkları kişileri yakalar ve cezalandırılırlar. o dönemde haydutlar kendilerine kazırılan mezarları başında kurşuna dizilmek suretiyle infaz edilmektedirler.

Bu arada vurulduğu yerden sürünerek kaçan Curtin’i yerliler bulur ve doktor bildikleri Howard’a getirirler.  Hikayenin kalanını da haydutları yakalatarak eşyalarını kurtaran kasabalılardan öğrenirler. Soyguncular derileri içinde mallar ağır çeksin diye sahtekarca aralarına konulduğunu düşündükleri kum torbalarını atmışlardır. Alelacele Dobbs’un saldırıya uğradığı yere giderler ancak fırtına bütün tozları savurmuştur.

Howard’ın dediği gibi doğa onlara bir şaka yapmıştır ve kendisine ait olan yine kendisine dönmüştür. Sermaye olarak eşekler ve avladıkları hayvanların derileri kalmıştır. Howard kendi durumunun yerliler arasında oldukça iyi olduğunu söyleyerek bütün bunları Curtin’e bırakır. Ona da Dallas’a gitmesini Curtin’in ailesini bulmasını, hem emanetlerini vermesini hem de kendisine orada bir yaşam kurmasını tavsiye eder.

Filmi daha hareketli kılmak adına romanda olmayan aksiyonlar katılmış filme: alacaklarını vermeyen Pat Mc Cormik‘den paranın barda dövülerek alınması, trene saldıran haydutlarla silahlı çatışma, madenin çökmesi ve Dobbs’un içeride kalması, James Cody’nin haydutlarla kamp yerindeki çatışma esnasında vurularak ölmesi, Cody’nin cebinden çıkan ve ailesinden gelmiş olan duygu dolu mektubun okunması…

Türkçe altyazılı (K-5) ve Türkçe dublajlı (K-6) seçeneklerinin ikisini de bulabildim. Sinemaları kendi dillerinden altyazılı olarak izlemeyi dublaj esnasında sesler verilen bir çok duygunun yok olduğunu düşünerek daha anlamlı bulmuşumdur. Yine de her ikisini de izledim. Oyuncuların kendi seslerini duyabilmek filme kesinlikle çok farklı bir tat veriyor. Özellikle de Howard karakterini canlandıran Walter Huston’un ses tonunu oldukça karizmatik buldum ki çok başarılı bir dublaja rağmen o karizma gitmişti.

Altyazılı da olmayan ama dublajda geçen bir cümle de dikkat çekiyor hemen: Şehre döndülerinde herkes ne yapacağını anlatır. Dobbs’un ilk planı bir Türk hamamında iyice yıkanmak olur. Romanda da, altyazılıda da geçmeyen bu ifade seslendirenin inisayatifi olsa gerek. Bir de “hayır duasını alırsın” şeklinde bir dublaj yapılmıştı ki, çok hoştu.

Roman ne kadar okunmayı hakkediyorsa sinema tarihinde özel bir yeri olan film de izlenmeyi o kadar hakediyor.

İyi izlemeler…

KAYNAKLAR:

  1. Altına Hücum (Oda Yayınları,1985) 
  2. Altın Hazineleri (IMDB)
  3. The Treasure of the Sierra Madre (Ödüller)
  4. Altın Hazineleri (Tanıtım)
  5. The Treasure of the Sierra Madre (Türkçe Altyazılı)
  6. The Treasure of the Sierra Madre (Türkçe Dublajlı)

23.10.2019 – Ankara

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s