Herkese merhaba!

Üzerinize afiyet iki ay önce üst solunum yollarına ilişkin bir operasyon geçirdim. Doktorum bir müddet okuma ve yazma konusunda yasak koydu. Okumalar konusunda 15 gün sonra falan izin koparabilmişsem de yazma işi bir müddet daha beklemek durumda kaldı. 

İfakat dönemi de bitti “eh düzeldim artık” dediğimde de sınavlar gelip dayandı kapıya. “Son nefesi verene kadar öğrenmeye  devam” diyerek yeniden üniversite öğrenimine başlamıştım bu sene itibariyle.

Vizeleri verir vermez de “ne yaptım kâr” diyerek bir hışım daldım buraya. Daha vizelerin bitişini kutlayamadan finaller yaklaşmaya başladı bile zira. İtiraf etmek gerek ki, öğrencilik zor zanaatmış, unutmuşuz.

Keyifli okumalar ve paylaşımlarla yeniden bir arada olmak adına tekrar “Merhaba!..” 

İngiliz hayalet hikayelerinin babası: Joseph Thomas Sheridan Le Fanu…

Resim1

24.11.2019

Joseph Thomas Sheridan Le Fanu (1814 – 1873), Viktoryen Dönemi İrlanda edebiyatının en değerli isimlerinden biri. İngiliz hayalet hikayelerinin babası…

Yazara asıl ününü sağlayan ve bugün İngilizce edebiyatın okurları tarafından sevgiyle hatırlanmasını sağlayan, bilhassa dehşet ve doğaüstü unsurlar içeren öyküleri olmuş. Son yıllarında yazdığı tüm öyküler, zihninin doğaüstü izleklerle ne kadar meşgul olduğunu ortaya koyuyor. Akıntı seviyesine varmış bu zihnî meşguliyet sayesinde, İngilizcenin en güzel hayalet öyküleri arasında sayılan eserler imza atmış.
Dahası için…

* * *

Ölüler Senfonisi” Şefi Abbas Maroufi

11

15.11.2019

Ülkemizde çok fazla tanınmasa da O, 1989 yılında yazdığı ve “insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları sert bir şekilde aktardığı” ilk romanı سمفونی مردگان (Ölü Ruhlar) ile dünyaya adını duyurmayı başarmış İranlı bir yazar.

Bir çok edebiyat eleştirmeni tarafından şaheser olarak nitelenen bu eser, 2001 yılında Almanya’da Suhrkamp Edebiyat Ödülü’ne layık görülürken, 2007 yılında İngiltere’de en iyi 100 kitap arasına seçilmiş.

Dahası için…

* * *

Candan Bir Ankara Yayıncısı: Kesim Danışman ve Etkin Yayınevi

06.11.2019

Bu edinimler içerisinde keyif aldığım kitaplardan biri de Etkin Yayınevi’nin çıkarmış olduğu “Yaşamın İçinden Puşkin” oldu. Kitap o kadar güzel yazılmıştı ki, hani kitap okumuyor da Puşkin’le birlikte yaşıyormuşsunuz dedirten cinsinden, o kadar gerçekçi.

Bir kitap demeyin, böyledir işte. O bir kitap sizi diğer kitaplara, dahası var mı diye o kitabın yayınevine sürükleyiverir. Biraz araştırınca Etkin Yayınevi’nin resmi sitesine, dolayısıyla da yayınladıkları eserlerin okura fikir verecek güzel tanıtımlarına ulaştım. Biyografi okumayı seven biri olarak kocaman bir hazine sandığıydı benim için burası. Yayınevinin öncelikli amacı da buymuş, biyografik romanlar çıkartmakmış zaten. Bu hazineden daha sonra Jules Verne okumalarında da yararlandım.
Dahası için…

* * *

Ankara Kalkınma Ajansı Yayınları Arasında…

05.11.2019

Yazıcımı servise bıraktım bugün, mürekkep kartuşlarını yenilesem de çıktı alamıyordum bir türlü. Oradan da ilaçlarımı almak için ezcaneye uğradım. Kızılay’a gitmek için 4. Cadde’ye çıkmak zorundaydım ve çıkışımı epeydir gitmeyi, yayınlarına bakmayı istediğim ama her seferinde bir nedenle başaramadığım Ankara Kalkınma Ajansı’nın olduğu caddeden yaptım.

Kurumun merkez binası evimize oldukça yakın, 5-6 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Kabil Caddesi (bilindik haliyle eski 4. Cadde) üzerinden Çetin Emeç Bulvarı’na aşağı doğru inerken solda kalan 1322 Cadde’ye döner dönmez hemen sol kolda.

Dahası için…

* * *

Kendime notlar aslında…

06.12.2018

Epeyce bir zamandır, sanırım bir yıldır başlattığım “okumalar” yolculuğunda kayboldum. Keyifle okumak adına kütüphanemden çektiğim bir kitaptan, onlarca okunamamış kitaba uzanan bir kayboluş bu. Suç ve Ceza… Oysa ne büyük bir heyecanla almıştım elime. Eski bir dostla karşılaşmanın heyecanı vardı, buluşmanın, bir kez daha hasbihal etmenin.

Ama olmadı. Yetmedi. Dostoyevski’nin böylesi birine neden ihtiyaç duyduğunu, Raskolnikov’u nasıl ve hangi koşullarda yarattığını merak edince olanlar oldu? Asıl yolculuk o andan sonra başladı.

Dahası için…